021 yılından bu yana Ankara sokaklarında fotoğraf çekiyorum. Bu süreçte her semtin, her sokağın ve her insanın bana farklı bir hikâye sunduğunu gördüm. Fakat içlerinde bir yer var ki, her defasında bende derin izler bırakıyor: tarihi Ulus semti ve Hacı Bayram Veli Türbesi.Hacı Bayram Veli Türbesi, yalnızca mimarisiyle değil; taşıdığı manevi atmosferle de fotoğrafçıya bambaşka bir bakış kazandırıyor. Yıllar içinde burada sayısız fotoğraf çekimi yaptım. Her kare, hem bir anın hem de bir hissin kaydı oldu. Işık, gölge, kalabalık ve sessizlik… Hepsi aynı kadrajda birleşti. Fakat bugün sizlere, “Gönül Gözüyle Kadraj” başlığı altında benim için çok özel bir fotoğrafı ve onun arkasındaki hikâyeyi anlatmak istiyorum.
Tarihler 2025 yılının Şubat ayının ilk haftasını gösterdiğinde, çok kıymetli bir arkadaşımla birlikte Hacı Bayram Veli Türbesi’nde buluşmaya karar verdik. Hafta sonu, öğle saatlerinde Ulus’ta bir araya geldik ve fotoğraf çekmeye başladık. Kış mevsimi soğu iliklerimize kadar hissettiriyordu. Bizdeki fotoğraf aşkı içimizi ısıtıyordu. Türbenin avlusunda hissedilen huzur ise kadrajı bambaşka bir noktaya taşıyordu. Fakat arkadaşım adeta Gönül Gözüyle harika bir Kadraj yakaladı.
Gönül Gözüyle Yakalanan Bir Kadraj
Herkes bakar ama bazıları görür. İşte o gören kişi beraber sokak çekimi yaptığımız kıymetli arkadaşım. Kendisinin gerçekten böyle bir özelliği var. Sadece bakmakla kalmaz Gönül Gözüyle de bir Kadraj yakalar. O gün de o anlardan birine bizzat şahit oldum. Fakat bu kadar beni etkileyecek bir fotoğraf çıkacağını düşünmemiştim.
Bir Fotoğraf Hikayesi
Türbe avlusunda çeşitli sokak fotoğrafları çekiyoruz. Her kadraj, her kare bizim için çok kıymetli. Tam cami girişinin önünde arkadaşım bana seslendi. Kendisi kadrajı yakalamış fakat fotoğraf makinesi bendeydi. “Çabuk buraya gel!” Kendisini tanıdığım için anladım ki güzel bir kare yakaladı. Hemen oyalanmadan gittim. Tam cami kapısı girişinden, mihraba kadar uzanan harika iç içe geçmiş Gönül Gözüyle çekilmiş bir Kadraj vardı. Hemen seri bir şekilde enstantane ve diyafram ayarları ile kareyi çektim. Bana göre 2025 yılında çekebildiğin en güzel kare oldu.
Belki de o kadrajı çektiğim yerden yüzlerce kez geçmişimdir. Fakat arkadaşım gibi bakmadığım kesindi. Arkadaşım bakmakla yetinmedi ve Gönül Gözüyle gördü ve Kadrajı yakaladı. Bana sadece fotoğrafı çekmek kaldı. İşte o harika kadraj:

Hikayesi
Bu kapı aralığından süzülen ışık, yalnızca mekânı değil, insanın içini de aydınlatıyor. Ama kırmızı halının sessizliğinde adımlar yavaşlıyor, avizelerden dökülen nur zamanın yükünü hafifletiyor. Gölgeler dua gibi uzuyor, kemerin altında eğilen bedenler aslında kalbin eğilişini anlatıyor. Yeşile çalan bir umut, taşın ve ahşabın arasından yükselip suskunluğa karışıyor. Fakat burada söz susuyor, anlam konuşuyor, insan kendine en yakın olduğu yerde Rabbine yaklaşıyor.






Bir Cevap Yazın